Burun estetiği alanında yaşanan gelişmeler, yüz gençleştirme ve yüz germe cerrahisi konusunda da benzer bir seyir izlemiştir. Estetik cerrahinin ülkemizdeki gelişimi; deneyimin, eğitimin ve kuşaktan kuşağa aktarılan cerrahi birikimin doğal bir sonucudur. Özellikle yüz estetiğinde Ankara, bu sürecin akademik ve klinik anlamda merkezlerinden biri olmuştur.
Türkiye’de Estetik Cerrahisi
Ülkemizde 1996’lı yıllarda burun estetiği konusunda adeta bir farkındalık dönemi başlamıştır. Daha önce sınırlı çevrelerde ve kapalı eğitimler şeklinde ilerleyen estetik cerrahi uygulamaları, bu dönemde kulak burun boğaz uzmanları ve estetik cerrahlar arasında daha yaygın biçimde paylaşılmaya başlanmıştır.
Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere, önde gelen üniversitelerde düzenlenen toplantılar ve canlı cerrahi eğitimleri sayesinde burun estetiği ve yüz estetiği ameliyatları, topluma hizmet olarak sunulan bilimsel uygulamalar hâline gelmiştir. Bu süreçte Ankara’da burun estetiği henüz yaygın bir şekilde uygulanmasa da, eğitimsel altyapı hızla gelişmiştir.

Bu dönemde Kulak Burun Boğaz Kliniği, estetik ve fonksiyonel burun cerrahisi alanında öncü rolünü sürdürmüştür. 2004 yılında benim Hacettepe üniversitesinde ihtisasa başladığım dönemde, Ankara’da burun estetiği denildiğinde Hacettepe Üniversitesi KBB Kliniği; asistan hekimlerin hem teorik hem de pratik olarak yoğun deneyim kazandığı önemli bir merkez konumuna gelmişti. Bu ortam, yalnızca burun estetiği değil; yüz anatomisine hâkimiyet ve ileri cerrahi tekniklerin öğrenilmesi açısından da büyük bir avantaj sağlamıştır.
Yüz Gençleştirme Nasıl Yapılır
Yüz gençleştirme aslında tek bir işlem değildir. Zamanla yüzde oluşan sarkma, kırışıklık, hacim kaybı ve cilt yorgunluğu birlikte değerlendirilir ve buna göre bir plan yapılır. Amaç yüzü germek değil, daha dinlenmiş, daha canlı ve doğal bir görünüm kazandırmaktır.
Bazı kişilerde sorun daha çok sarkmadır. Bu durumda yüz germe veya boyun germe gibi cerrahi işlemler gerekir. Bazılarında ise cilt kalitesi düşmüştür, hacim kaybı vardır; bu durumda dolgu, botoks, lazer, PRP gibi ameliyatsız uygulamalar yeterli olabilir.
Çoğu zaman en iyi sonuç, bu yöntemlerin birlikte ve kişiye özel planlanmasıyla elde edilir. Yani yüz gençleştirme, hazır bir işlem değil; kişinin yüzüne göre tasarlanan bir süreçtir.
Yüz gençleştirme yöntemleri genel olarak iki ana gruba ayrılır:
Cerrahi Yüz Gençleştirme Yöntemleri
Yüz germe (mini, tam, orta yüz, SMAS, deep plane)
Boyun germe ve gıdı toparlama
Göz kapağı estetiği (blefaroplasti)
Kaş kaldırma ve şakak germe
Bu işlemler, sarkmanın belirgin olduğu ve kalıcı çözüm istenen durumlarda tercih edilir.
Ameliyatsız (Medikal) Yüz Gençleştirme Yöntemleri
Botoks ve dolgu uygulamaları
Cilt gençleştirme lazerleri
PRP ve mezoterapi
Radyofrekans ve ultrason teknolojileri
İp askı uygulamaları
Bu yöntemler daha çok erken yaşlanma belirtilerinde, cilt kalitesini artırmak ve hafif toparlanma sağlamak amacıyla uygulanır.
Çoğu hastada en etkili sonuç, cerrahi ve medikal uygulamaların birlikte planlanması ile elde edilir. Böylece hem yüz konturları toparlanır hem de cilt daha canlı, pürüzsüz ve genç bir görünüm kazanır.
Yüz Germe Teknikleri
Ankara’da uygulanan yüz germe teknikleri; hastanın yaşlanma derecesi, cilt elastikiyeti ve yüz anatomisine göre planlanır. Amaç, yüz hatlarını doğal şekilde toparlamak, sarkmaları gidermek ve daha genç bir ifade kazandırmaktır. Uyguladığımız yüz germe işlemleri şu şekilde sıralanmaktadır:
Mini Yüz Germe: Hafif ve orta düzey sarkması olan hastalarda tercih edilir. Küçük kesilerle çene hattı ve alt yüz toparlanır, iyileşme süresi kısadır.
Tam Yüz Germe: İleri derecede sarkması olan hastalar için uygulanır. Alt yüz, yanak ve çene hattı birlikte ele alınarak kapsamlı ve kalıcı sonuçlar elde edilir.
Orta Yüz Germe: Yanak bölgesindeki çökme ve sarkmaları hedefler. Elmacık kemikleri belirginleşir, yüzün orta bölgesi gençleşir.
Cerrahi Yüz Germe (SMAS): Yalnızca cilt değil, yüzün derin kas ve bağ dokuları yeniden konumlandırılır. Doğal mimikler korunur ve uzun ömürlü sonuçlar sağlanır.
Yüz Gençleştirme İşlemine Uygun Muyum?
Aynaya baktığınızda yüzünüz daha yorgun, sarkmış veya hacmini kaybetmiş görünüyorsa yüz gençleştirme işlemleri sizin için uygun olabilir. Özellikle yanaklarda sarkma, çene hattında belirsizlik, gıdı oluşumu, göz çevresinde çökmeler ve ciltte elastikiyet kaybı en sık görülen belirtilerdir.
Eğer ameliyatsız işlemler artık yeterli gelmiyorsa ya da daha kalıcı ve belirgin bir toparlanma istiyorsanız, cerrahi yüz gençleştirme yöntemleri değerlendirilebilir. Daha hafif problemler yaşayan kişilerde ise medikal uygulamalarla oldukça başarılı sonuçlar alınabilir.
En doğru karar, yüz yapınız ve ihtiyaçlarınız değerlendirilerek yapılacak muayene sonrası verilir. Çünkü yüz gençleştirme, herkese aynı şekilde uygulanan bir işlem değil, kişiye özel planlanan bir süreçtir.

